Tag Archives: tarih
Mevlana ve Hacı Bektaşi Veli
Bir adam kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alır.
Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektas Veli ‘nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.
O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektas Veli ‘ye anlatır ve Hacı Bektas Veli
- ‘ helal değildir ‘ diye bu kurbanı geri çevirir.
Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana ‘ya anlatır .
Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder.
Adam ayni şeyi Hacı Bektas Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.
Mevlana söyle der:
- Biz bir karga isek Hacı Bektası Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz.
O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektas dergâhı’na gider ve Hacı Bektas Veli ‘ye, Mevlana ‘nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektas Veli ‘ye sorar.
Hacı Bektaşı Veli de söyle der:
- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez.
Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.”
Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen bir insan olmamız dileğiyle…
Kırmızı kitap ve gizemi

Bilinen ve bazı kaynaklara göre kırmızı kitap şudur;
"Kırmızı Kitap"; Türklerde esas olarak ünlü Selçuklu Veziri Nizamülmülk‘ün kurumsallaştırdığı, ancak temellerinin Kül Tigin‘e kadar uzanan "Devlet’i Ebed-i Müddet" fikrinin yansımasıdır.
Esas amacı mevcut devlet herhangi bir tehlike ile karşılaştığında, devleti korumak amaçlı gizli bir örgütlenme sağlanması veya devlet yıkılırsa yeni bir devlet kurulmasını sağlamaktır. Bu örgütlenme hücre şeklinde olup, hücreler başka hücrelerde kimler olduğunu bilmemekte, sadece teşkiletın başı bilmektedir. Teşkilatın başı her zaman devlet başkanı olan kişi değildir. Teşkilatın en önemli özelliği 2000 yıldır tam anlamıyla gizemini koruması ve deşifre olmamasıdır. En ünlü Teşkilat başkanlarının Nizamülmülk, Fatih Sultan Mehmet, Sultan Abdülhamit olduğu söylenmektedir. Ayrıca Turgut Özal’ın ve günümüzde de Abdullah Gül’ün Teşkilat’la bağlantılı olduğu zannedilmektedir.
Teşkilat sadece Türklerden oluşmamaktadır. Teşkilat’ın Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Pakistan, Bosna ve bir kısım Türki Cumhuriyetleri kurduğu düşünülmektedir. Bugün için Irak’ta ve Ortadoğu’da hiç akla hayale gelmeyecek isimlerin Teşkilat’la bağlantısı vardır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’ndaki forsta yer alan 16 yıldız buna en iyi kanıttır. Teşkilat bir devlet yıkılır, yenisi kurulur felsefesine sahip olup bu milleti 2000 yıldır Devletsiz bırakmamıştır.
Kardeş kardeşe borç para vermez

Kardeş Kardeşe Borç Vermez
Mustafa Kemal Paşa, 3 Mayıs 1920 günü Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı bir mektupta “Devlette hiç para kalmadı. Şu anda içeride para temin edebileceğimiz bir kaynak da yok. Başka kaynaklardan para temin edinceye kadar Azerbaycan hükümetinden borç para alınmasını temin etmenizi rica ederim” diyordu. Kazım Karabekir Paşa, isteği Azerbaycan hükümetine iletti. Bu istek, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Halk Cumhuriyeti ile Ankara Hükümeti arasındaki ilk resmi temastı.
Azerbaycan’dan Türkiye’ye uzanan kardeş eli
1921 yılı içinde Nerimanov’un şahsi emri ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Mirza Davut Hüseyinov, kazanılan Birinci-İkinci İnönü Savaşları münasebetiyle çektiği telgrafta “…Kazanılan bu büyük zaferlerden dolayı Türk halkını Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adına kutluyoruz.” diyor ve bu büyük zaferlerin şerefine Azerbaycan halkının yardım için 30 sistern petrol, 2 sistern benzin, 8 sistern kerosin gönderdiğini bildiriyordu.
Aynı yılın Mayıs ayında Azerbaycan devleti, TBMM hükümetine 62 sistern petrol gönderdi ve bundan sonra savaş bitinceye kadar aynı değerde petrol ve üç vagon dolusu kerosin göndermeyi taahhüt etti. Bu taahhüdün dışında 1922 yılında Batum yolu ile Azerbaycan dokuz bin tondan fazla kerosin ve 350 ton benzin gönderdi.
Mustafa Kemal Paşa 1921 yılında Nerimanov’a bir mektup yazarak borç para talep etmişti. Bu mektubu 17 Mart 1921 günü büyükelçi Nerimanov’a ulaştırdı. Nerimanov, derhal 500 kg. altın gönderdi. Bunun 200 kg. devlet bütçesine, kalanı ise mühimmat ve silah için kullanıldı. Daha sonra Nerimanov Rusya’dan aldığı 10 milyon altın rubleyi Ankara’ya gönderdi. Bu yardımlarla savaş içindeki ülkenin durumunda belirgin bir düzelme oldu.
23 Mart 1921’de Azerbaycan hükümeti talep etmediği halde Türkiye’ye Azerbaycan halkının hediyesi olarak 30 sistern petrol, 2 sistern benzin, 8 sistern yağ gönderdi.
Nerimanov, Mustafa Kemal Paşa’nın yazdığı mektuba yazdığı cevabi mektubunda her gün kazanılan başarılarla Türk halkının emperyalizmden kurtulma günlerinin yaklaştığını, bu yüzden kahraman Türk halkını kutladığını yazıyor ve sonra ilave ediyordu; “Paşam, bizim Türk milletinde kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş, her zaman kardeşinin elinden tutar. Biz kardeşiz, her zaman elinizden tutacağız ve tutmaya devam edeceğiz.” (A. Şemseddinov, Kurtuluş Savaşı Yıllarında Türkiye-Sovyetler Birliği Alâkaları, shf.66)
Şimdi biz, Ermenistan Karabağdan çekilmeden , Ermenistan kapılarını açarsak, bu, kardeşimiz olan Azerbaycan’a ihanet değil de nedir. Bu karara onay verenler bu vebali taşayamacaklar ve tarih onları hep kardeş haini olarak yazacaktır.
Tarihe damga vuran aşk sözleri
Mevlana:Aşk hükmetmez; terbiye eder.
Goethe:Arılar bile en tatlı balın zehirli çiçeklerde olduğunu bilir.
John Keats:Aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.
Fransız atasözü:“Arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığız.”
F.Nietzsche:Aşık olduğumda sadık olurum, çünkü aşık olurum.
Aşık Veysel Şatıroğlu:“…Güzelliğin on para etmez Bu bendeki aşk olmazsa…”
Ataol Behramoğlu:“.”Ölümdür tek başına yaşanan aşk iki kişiliktir..”
Oscar Wilde:Aşk aklın en soylu zaafıdır.
John Dryden:Aşk konusunda yanlış seçimden söz etmek hatalıdır, zaten seçim varsa o yanlıştır.
Marcel Proust:Aşk ciddi bir akıl hastalığı.
Platon:Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.
Goethe:Aşk melankolinin bir türüdür
Robert Burton:Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.
Bailey: İnsan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar ne de söz dinler.
Konfüçyus: Aşk kadının hayatında bütün bir romandır erkekte ise yalnız bir bölümdür.
M. Da Stael: Ne seninle yaşayabilirim ne de sensiz.
Ovidius: Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın.
Balzac: İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler..
Rousseau: Aşk mektubuna başlarken ne söyleyeceğimizi bilemeyiz. Bitirirken de ne yazdığımızın farkında olmayız….
Shakespeare:Sevgililerine aşklarını itiraf eden kadınlar, en az seven kadınlardır…
Eflatun: Aşk, en tehlikeli bir ruh hastalığıdır…
Aziz Nesin: Yenilen taraf aşık olur…
Yakup Kadri: Hiçbir kadın yoktur ki “Seni Seviyorum” sözü karşısında hissiz kalsın…
Katherine Hepburn: Aşkı bilenler normal kadınlardır…
Oscar Wilde: Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmasını ister…
İngiliz Atasözü:Aşk için evlenen Istırapla yaşar….
Kontes Nathalie: Aşk, bir kişinin yararına, iki kişinin ortaklığıdır…
Paul Geraldy: Sevmek güzeldir. Bir daha sevmemek daha güzeldir…
Marcel Proust: Aşık olmayanlar, mükemmel bir erkeğin sıradan bir kadın yüzünden niçin ızdırap çektiğini anlayamazlar






