Tag Archives: Sağlık
Gıda zehirlenmelerine dikkat

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. İlhami Çelik, havaların ısınmasıyla birlikte gıda zehirlenmelerinin de arttığına dikkat çekti. Doç. Dr. Çelik, özellikle açıkta satılan yiyeceklere dikkat edilmesini önerdi.
Doç. Dr. İlhami Çelik, gıda üreten ve yiyecek hazırlayan kişilerin sertifikalandırılması gerektiğini söyledi. Hijyene dikkat edilmemesi ve açıkta satılan ürünlerin tüketilmesinin gıda zehirlenmesinin başlıca nedenleri olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çelik, “Yaz mevsiminde insanlar dış ortamda daha çok vakit geçirmeye başlıyorlar ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketimi artıyor. Sıcak havalarda uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, hijyenik şartlarda hazırlanmayan yiyeceklerin üzerinde biriken bakterilerin ürettikleri toksinler gıda zehirlenmelerine yol açıyor. Besinler üstü örtülmeden açıkta iki saatten fazla kaldıysa bakteri ve toksin üretmesi doğaldır. Açıkta satılan ve önceden pişirilmiş besinlerin riskli olduğunu bilmek ve açıkta satılan besin maddelerini tüketmemek gerekir” dedi.
GIDA ZEHİRLENMELERİNDEN NASIL KORUNULUR?
Doç. Dr. İlhami Çelik, yaz mevsiminde gıda zehirlenmelerinden korunmak için şu püf noktalarını hatırlattı:
“Açıkta satılan yiyecekleri tüketirken dikkat edilmelidir. Derin donduruculardan çıkarılan besinler çözülsün diye oda sıcaklığına bırakılmamalıdır. Yiyecekler hazırlanırken hijyen koşullarına dikkat edilmelidir. Her yemek pişirildikten sonra bir kez ısıtılmalı ve bir kez dondurulmalıdır. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler mutlaka atılmalıdır. Buzdolabında sulu gıdalar muhakkak ağzı kapalı olarak muhafaza edilmelidir. Buzdolabına koyduğumuz ürünlerde bakteri oluşuyorsa, dolabın içerisi bakterilerden arındırılmalıdır.”
Sağlık bakanlığından tuzluk açılımı

Sağlık Bakanlığı aşırı kullanıldığında sağlığa zarar veren tuzun tüketimini Türkiye genelinde azaltmak için harekete geçti. Bakanlık, toplu yemek yenen işletmelerde masalardan tuzlukların kaldırılmasını, ekmekteki tuz oranının azaltılmasını sağlayacak düzenlemeler yapacak.
Tuzun sağlık üzerindeki etkisini inceleyen Sağlık Bakanlığı, aşırı tuz tüketimiyle kan basıncının arttığını, kemiklerde kalsiyum kaybı oluştuğunu, fazla tuzun mide kanserinde de etkili olduğunu belirledi. Bakanlık tarafından yapılan toplantıda, tuz tüketiminin azaltılması için belirlenen bazı faaliyetler ise şöyle sıralandı:
* Zincir restoran, fast-food ve lokantalardaki menülerin tuz içerikleri inceleme altına alınacak.
* Mönülerinde tuz içeriğini azaltan ve masalarından tuzlukları kaldıran restoran ve fast food zincirleri logo, bayrak veya sertifikayla ödüllendirilecek.
* Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet, SHÇEK’e bağlı kurumlar, okullar, kredi yurtlar kurumu, üniversite kafeteryaları, işyerleri ve yemek fabrikalarındaki mönülerin tuz içerikleri incelenecek.
* Geleneksel gıdalardaki tuz miktarı belirlenecek. Ekmekte tuz kademeli olarak azaltılacak.
* Patates kızartması, salata, ayran gibi yiyeceklere hazırlama sırasında tuz eklenmeyecek.
* Peynir, et ürünleri, işlenmiş tahıl ürünleri, bisküvi, kahvaltılık gevrek gibi çok tuzlu ürünlerdeki tuz oranı azaltılacak.
* Az tuzlu gıdaların üretimi teşvik edilecek, vergi indirimi yapılması koşulları araştırılacak.
* Toplu yemek yenen yerlerdeki masalardan tuzlukların kaldırılması, küçük poşetlerde iyotlu tuzların bulundurulması sağlanacak.
* İl düzeyinde geleneksel tuz uygulamalarının yoğun olduğu bölgelerde, etnik gruplara yönelik özel eğitim programları yürütülecek.
* Tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik bilgilendirmeler için Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yapılacak.
* Marketlerde tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik uyarıcı bilgilendirmelerin yer alması sağlanacak.
TÜRKİYE 3 KAT FAZLA TUZ KULLANIYOR
Dünyada kişi başına günlük tuz tüketimi en çok 6 gr. Türkiye’de ise bu oran çok yüksek: Kişi başına düşen günlük tuz tüketiminin 18 gramı bulduğu belirtiliyor.
Tuza karşı daha önce savaş açan ülkelerden biri ABD. New York Belediyesi paketlenmiş ya da restoranlarda satılan yiyeceklere tuz kullanılmasını yasaklamaya hazırlanıyor. Yasağı çiğneyenlere yaklaşık 1000 dolar para cezası öngörülüyor. Uzmanlara göre günde bir çay kaşığından fazla tuz tüketmek sağlığı bozuyor…
TİROİD, GUATR, NODÜL hastalığı hakkında

TİROİD, GUATR, NODÜL NEDİR?
Tiroid; her insanda bulunan ve bulunması gereken bir organdır. Boynumuzda, gırtlağın önünde, adem elmasının altında, yüzeyde ciltaltında bulunur.
Tiroidin boyundaki önden görüntüsü, U harfine benzer. 2 adet bacağı (bunlara tiroid lobu denir), 1 adet de birleşme noktası (buna isthmus denir) vardır.
Tiroidin görevi; tiroksin ve kalsitonin isimli 2 hormonun üretmektir. Tiroksin hormonu, halk arasında T3, T4 olarak bilinir.
Tiroid, organın adıdır, hastalığın adı değildir. Türk Dil Kurumu, tiroid yerine tiroit kelimesini tercih etmektedir.
Guatr; tiroid bezinin büyümesine guatr denir. Bu büyüme, gözle görülebilir veya sadece tıbbi görüntüleme yöntemleri ile ortaya konabilir. Halk arasında tiroidin her türlü hastalığına guatr demek alışkanlık olmuştur. Halbuki tıbben, sadece, tiroidin kanser dışındaki büyümelerine guatr denmektedir. Guatr, her zaman tiroid hormon üretimini bozmaz. Bazen hastanın boğazında çok büyük bir guatr olmasına rağmen tiroid hormonu normal olabilmektedir.
İç Guatr: Dışarıdan gözle görülmeyen tiroid hastalığına halk “iç guatr” demeyi tercih etmektedir, özellikle de zehirli gautr’a iç guatr demek adet olmuştur. Tıbbi olarak doktorlar iç guatr veya dış guatr kelimelerini kullanmaz.
Nodül: Tiroid’te bulunmaması gereken kitlelerdir. En önemli riski, kanser olabilmeleridir.
TİROİD HASTALIKLARI
2 ana gruba ayrılır: 1) Tiroidin hormon hastalıkları, 2) Tiroidin yapısal hastalıkları.
Tiroidin Hormon Hastalıkları: Tiroidin hormon üretimindeki bozukluklardır: 2 tür tiroid hormon hastalığı vardır: Tiroid tarafından aşırı hormon üretilirse buna hipertiroidi, yani zehirli guatr denir. Aksi de mümkündür, tiroid yetersiz hormon üretimi yaparsa buna hipotiroidi (tiroid hormon yetmezliği) denir.
Tiroidin Yapısal Hastalıkları: Tiroidin yapısı, dokusu bozulmuştur, tiroid hormonu üretimi normal veya anormal olabilir. Bu hastalıkları 2 gruba ayırıyoruz: tiroidin kanserleri, tiroidin kanser dışındaki diğer yapısal hastalıkları.
Tiroidin Kanser Dışındaki Diğer Yapısal Hastalıkları: Bu hastalıkların en yaygın olan 2 türü vardır; tiroid nodülleri, tiroid iltihapları.
Tiroid Nodülleri: Tiroid’de bulunan “kitle”lere verilen isimdir. Nodüllerin kanser riski vardır. Nodüller, tiroid kanseri öncüsü olabilir. Kanser riski tiroid nodülünün cinsine göre değişir. 3 tür nodül vardır.
Çok çalışan nodüller (hiperaktif nodül, sıcak nodül), az çalışan nodüller (hipoaktif nodül, soğuk nodül), normal düzeyde çalışan nodüller (normoaktif nodül, ılık nodül).
En yaygın nodül, ılık nodüllerdir. Kanser riski sıcak ve ılık nodüllerde %5 civarındadır; yani her 20 nodülden 1’i kanserdir. Soğuk nodüllerde kanser riski %25 tir, yani her 4 soğuk nodülün 1’inde kanser vardır. Bir hastada birden çok nodül olabilir.
Tiroid’te nodül varsa, bu guatr türüne nodüllü guatr denir; nodül tek 1 adet ise tek nodüllü guatr (soliter nodüllü guatr), nodül birden çok ise çok nodüllü guatr (multinodüler guatr) denir.
Tiroid İltihapları: Çoğunluğu mikropsuz tiroid iltihabıdır. En popüle rolanı, Haşimoto hastalığıdır. Halk, Haşimato hastalığı demeyi tercih etmektedir. Erişkin kadın nüfusunun yaklaşık %10’unda vardır.
Kanser Riski İle İlgili Genel Yanılgı: Eskiden tek nodüllerde kanser riski yüksek olarak kabul edilirdi. Artık, son 5 yıl içinde yayınlanan araştırmalarda çok nodüllü guatr’da kanser riskinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.
Tiroid Hastalıklarının Belirtileri:
Tiroid Hastalıklarının En Sık Görülen Belirtileri Nelerdir?
1) Çarpıntı (kalp çarpıntısı)
2) Kilo Artışı
3) Çabuk Yorulma
4) Aşırı Sinirlilik
Tiroid hastalarında da görülen çarpıntı; efor olmadan, yani hasta dinlenirken, her zamanki çalıştığı gibi çalışırken ortaya çıkar. Çarpıntı, en sıklıkla; tiroid bezinin aşırı hormon üretmesi (hipertiroidi) sonucu ortaya çıkar. Ancak, tiroid hormonu az üretilen (hipotiroidi) hastalarda da çarpıntı görülebilir. Sıcak nodüllü (çok çalışan tiroid nodülü) hastalarda çarpıntı en sık görülen belirtidir.
Kilo Artışı; tiroid hormonu yetersiz olan, tiroid bezi yavaş çalışan hipotiroidi hastalarında diyete rağmen kilo verememe, kilonun hızlı artışı, iştahın artması ve devamlı yemek yeme ihtiyacı şeklinde kendini belli eder.
Çabuk Yorulma; tiroid hormonu azlığında (hipotiroidi) veya çokluğunda (hipertiroidi) görülebilir. Tiroit hormonu normal olan nodül ve guatr hastalarında çabuk yorulma görülmez.
Aşırı Sinirlik; tiroid hormonu aşırı üretilen yani hipertiroidi hastalarında öfke, saldırganlık, kavgacılık sık görülürken troid hormonu yetersiz olan yani hipotiroidi hastalarında depresyona bağlı gerginlik ve sinirlilik görülür. Ama, Türk toplumu, genelde yaşam koşulları ve genetik özelliklerin etkisi ile çabuk kızan, çabuk sinirlenen, gergin kişilerin sık görüldüğü bir toplumdur; o nedenle her aşırı sinirli kişinin illa ki tiroid hastası olması gerekmez.
Tiroid Hastalığı Şüphelendirecek Belirti ve Bulgular
* Çarpıntı (Kalp Çarpıntısı)
* Ellerde Titreme
* Ani Kilo Artışı
* Ani Kilo Kaybı
* Düşük
* Ölü Doğum
* Kısırlık
* Gözlerin İleri Doğru Çıkması (Egzoftalmi)
* Diyete Rağmen Kilo Verememe
* Ani Öfke Patlamaları
* Aşırı Sinirlilik
* Kabızlık
* İshal
* Bulantı
* Unutkanlık
* Adet Düzensizliği
* Omuz, Boyun, Sırt, Bel, Kol, Bacak Ağrısı,
* Adele Krampları,
* Çabuk Yorulma,
* Çalışmaya İsteksizlik,
* Cinsel isteksizlik
* Cinsel Performans Düşmesi,
* Depresyon
* Panik Atak
* Sık Dışkılama
* Ses KısıklığıSeste Çatallanma
* Yutkunma Güçlüğü
* Nefes Darlığı
* Boğazda Sıkıntı Hissi
* Boğazda Takılma Hissi
* Boğazda Şişlik
* Uykuda Nefes Darlığı (Uyku Apnesi)
* Uykusuzluk
* Horlama
* Sıcak Basması
* Çok Üşüme
* Gece Terlemesi
* Aşırı Terleme
* Tırnaklarda Kırılma
* Tırnaklarda Soyulma
* Tırnaklarda Yarılma
* Tırnaklarda Lekelenme
* Cilt Kuruluğu
* Kalp Ritm Bozukluğu
* Kadınlarda Saç Dökülmesi
* Saçlarda Kepeklenme
* Saçlarda Matlaşma
Uzmana Başvurun: Yukarıdaki şikayet, bulgu ve belirtiler bir çok diğer organın hastalığında da ortaya çıkabilir ancak bu bulgu, belirti ve şikayetler varsa size ve doktorunuza tiroid hastalığını düşündürmelidir. Bu şikayet, bulgu ve belirtilerin hepsi birden bulunmaz; biri veya bir kaçı bulunur.
“Tiroid Hastalığı Var Mı” Testleri:
Bu testlere “tarama testi” (screeening tests) denir. Bu testler; toplam 4 adetttir-tiroid ultrasonografisi, kanda yapılan TSH, Anti-tpo ve Anti-tg testleridir. Bu testler, sizde herhangibir tiroid hastalığı olup omadığını gösterir. Bu testler normalse, sizde tiroid hastalığı yok demektir.
Tiroid Hastalıkları Tanı Testleri ve Yöntemleri:
Bu test ve yöntemler, sizdeki tiroid hastalığının cinsini, nedenini, hangi safhada olduğunu, tedavisinin nasıl yapılması gerektiğini, tedaviden sonra ortaya çıkabilecek durumları gösterir. Bu testlerinin biri diğerinin yerini tutmaz. Her bir testin verdiği bilgi diğerinden farklıdır. Bu nedenle, “Bana ultrasonografi yapın, kan testine gerek yok” veya “Sintigrafi yapın biyopsiye gerek yok” demek mümkün değildir. En önemli tanı yöntemleri:
1. Tiroid Ultrasonografisi,
2. Tiroid Sintigrafisi,
3. Tiroid İğne Biyopsisi,
4. Tiroid Kan ve İdrar Testleri
Tiroid ultrasonografisi, her tiroid hastasına mutlaka yapılmalıdır. Bu yöntem, nodül olup olmadığını gösteren en kesin testtir. Diğer başka bilgiler de verir ama kanser olup olmadığını göstermez.
Tiroid sintigrafisi, tiroidin ve/veya tiroid nodülünün fonksiyonunu gösterir, kanser olup olmadığını göstermez. Nodüller sintigrafide; soğuk, sıcak veya ılık olarak sınıflanır.
Tiroid İnce İğne bİyopsisi: Mutlak surette real-time ultrasonografi altında 2 kişi tarafından yapılmalıdır. Yani, iğne nodüğle girerken ultrasonografide görüntü “canlı yayın” yapmalıdır.
Kan ve İdrar testleri; çok fazla kan testi vardır; önemli noktalardan biri, T3 ve T4 ölçümüdür. FT3 (serbest T3) ve FT4 (serbest T4) ölçülmeli, TT3 veya TT4 ölçülmemelidir, yanıltıcıdır. Raporda FT3 veya FT4 yazmıyorsa TT3 ve TT4 ölçümü yapılmıştır. Tiroglobulin ve tiroid antikorları (anti-tpo, anti-tg) mutlaka her hastada ölçülmelidir.
Tiroid Hastalıklarından Korunma Yolları:
Sakin, huzurlu bir yaşam sizi tiroid hastalığından önemli ölçüde korur.
Şeker hastalığı ve şişmanlık tiroid hastalıklarını tetikleyen önemli sağlık sorunlarıdır.
İyot eksikliği sadece, deniz seviyesinden yüksekteki köylerde ve yaylalarda yaşayanlarda tiroid hastalığı riski oluşturur, sanıldığının aksine normal beslenen ve deniz seviyesidne yaşayanlarda tiroid hastalığı nednei iyot eksikliğine bağlı değildir.
Fazla iyot kullanımı, başta haşimato hastalığı olmak üzere tiroid sağlığını bozabilir. Gerekmedikçe, bilimsel araştırmalarla iyot eksikliği kesinlikle ortaya çıkmamışsa bir topluma iyotlu tuz yedirilmemelidir.
Diş röntgeni çektirende tiroit kanseri riski daha fazla
Gerekmedikçe boyun, çene ve diş röntgeni çekilmemelidir. 2007 yılından beri Guatr ve Tiroid Kanseri Derneği olarak, çocukların bu tür filmlerden olabildiğince korunması ve eğer bu filmler mutlaka çekilecekse tiroidinin korunması için bir çok uyarıda bulunduk, toplumu bilinçlendirdik. Daha son ay yeni çok yeni bir araştırmada çocukluğunda diş röntgeni çekilen kişilerde tiroid kanseri görülme riski yüksek bulunmuştur.
Çernobil kazası, Avrupa ve Türkiye’de tiroid kanserini artırmış olabilir.
Su, have ve çevre kirliliği; son yıllarda tiroid hastalıklarının oluşmasına neden olduğu yönünde üzerinde en çok durulan konulardır.
Tiroid Konusunda Yanlış Bilinenler
* Tiroid hastalıkları, sadece Karadeniz Bölgesinde görülür (YANLIŞ), her şehirde, kasaba ve köyde tiroid hastalığı görülür.
* Tiroid nodülü çok yaygın, herkeste var, önemli değil (YANLIŞ), çok yaygındır, ama önemlidir, kanser habercisi olabilir.
* Guatr, sadece kara lahana yiyenlerde görülür (YANLIŞ), artık kara lahananın tiroid hastalığı yaptığına olan bilimsel inanç tamamen kaybolmuştur.
* Bütün tiroid hastalıklarında iyotlu tuz iyi gelir (YANLIŞ), sadece iyot eksikliği mevcut olan guatr hastalarında iyotlu tuz faydalı olur, iyot eksikliği yoksa iyotlu tuz kullanımı zarar verebilir.
* Boğazda şişlik yoksa tiroid normaldir, tiroid hastalığı yoktur (YANLIŞ), tiroid hastalıkalrınıns sadece üçte birinde boğazda şişlik vardır.
* Tiroid hastalıkları, kaderdir, tedavi edilemez (YANLIŞ), tedavi edilir, ömür boyu sürer.
* Tiroid hastalıkları, sadece ameliyatla “temizlenir”(YANLIŞ), ameliyat sadece az sayıda tiroid hastasına uygulanır, uygulanmalıdır.
* Ameliyattan sonra tiroid hormon hapı kullanmaya gerek yok (YANLIŞ), her tiroid ameliyatı tiroid hormon üretimini yetersiz hale getirebilir, her ameliyattan sonra takip ve ilaç kullanımı gerekir.
* Soğuk nodüllerin hepsini ilaçla tedavi etmek mümkündür (YANLIŞ), soğuk nodüllerde biyopsi sonrasında bazı hastalarda ilaçla tedavi yapılır.
* Dopler tetkiki ile nodülün kanser olup olmadığı anlaşılır (YANLIŞ), Dopler ile kanser olmadığı tanısı koymak abartıdır, sakıncalıdır, bilim dışıdır, yanlıştır.
* Ultrasonografi ile nodülün kanser olup olmadığı anlaşılır (YANLIŞ), sadece biyopsi ile kanser riski değerlendirilir.
* Sintigrafi ile nodülün kanser olup olmadığı anlaşılır (YANLIŞ), sadece biyopsi ile kanser riski değerlendirilir.
* Tiroid hormonlarını ölçtürdüm, normal çıktı, ben kanser veya başka tiroid hastalığı yok(YANLIŞ), bu ölçüm sadece tiroid hormon hastalığı olmadığını gösterebilir.
* Boynumda bir şişlik var ama zararsız (YANLIŞ), her şişilk ciddiye alınmalıdır.
* Gözü ileriye çıkan zehirli guatr hastası tedavi edilmesin, gözü daha kötü olur (YANLIŞ), etkili tedaviden sonra göz kısmen veya önemli ölçüde geriye gelir.
* İnce iğne biyopsisi çok acı verir (YANLIŞ), boğaz cildi özel olarak uyuşturulursa acı çok az olur.
* Tiroid’deki nodüle iğne biyopsisi yapılırsa kanser yayılır (YANLIŞ), tamamen bilim dışı, gerçek dışı, halk efsanesidir.
* Boğazımda hiç şikayetim yok ki ben de tiroid hastalığı olsun (YANLIŞ), tiroid hastalıklarından kaynaklanan şikayetler genellikle anlaşılmaz, çekuplarda mutlaka tiroide de bakılmalıdır (tarama testleri yapılmalıdır)
Aşırı Su Zehirliyor

Uzmanlar uyarıyor. Aşırı su tüketimi yarardan çok zarar getirebilir, böbrekleri iyi çalışmayan kişileri zehirleyebilir.
Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şükrü Arslan, aşırı su tüketiminin vücuda yarardan çok zarar getireceğini belirterek, “Terlemeyle beraber artan sıvı ihtiyacını karşılamak için bardak bardak, litre litre su içmek doğru değil. Çünkü çok fazla miktarda alınan su, vücutta su zehirlenmesine neden olur” dedi.
Yaz aylarında sıcaklığa bağlı olarak terlemeyle su kaybının arttığını söyleyen Prof. Dr. Şükrü Arslan, sıvı kaybının giderilmesi için alınacak su miktarının önemli olduğuna dikkat çekti. Beyinde bir susama merkezinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, “Bu merkez bize ne zaman, ne kadar su içeceğimizi söyler. İşi doğal akışına bırakıp, su içme ihtiyacı susama oluştuğunda giderilmesi gerekir” diye konuştu.
Bilinç bulanıklığına hatta ölüme neden oluyor
Prof. Dr. Şükrü Arslan, fazla miktarda alınan suyu, böbrekleri iyi çalışan kişilerin tuvalete giderek dışarı attığını, böbrekleri iyi çalışmayan kişilerin zehirlenebileceğini söyledi. Prof. Dr. Arslan, “Su zehirlenmesinde, su damarlarda dolaşır. Böbrekler tarafından dışarı atılması gereken sıvı özellikle beyin hücrelerinin içine girerek, hücresel ödem, şişme yaparak onların fonksiyonlarını bozar ve doğru çalışmalarını engeller. Bu konsantrasyon yeteneğinde azalma, bilinç bulanıklığı ve giderek ölüme kadar neden olabilen bir dizi olayı tetikler” dedi.
Bazı hekimlerin günde 2- 3 litre su içilmesi şeklinde önerilerde bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Şükrü Arslan, “Biz çocuk yaş grubunda böbrek taşı oluşumu ya da idrar yolu enfeksiyonu varsa, bol su içme önerisinde bulunuyoruz. Onun dışındaki sağlıklı çocuklar, sağlıklı bireyler için susama merkezi ‘su iç’ emrini verene kadar ‘hiçbir şey yapmayın’ diyoruz” diye konuştu.






