Tag Archives: aşk

Ezginin Günlüğü : aşk bitti

 

Aşk bitti
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
İçimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi
Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi
Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi

 

 


Bana öyle bir gönül verki

BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ:Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile, bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım.Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim..

BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe, doldursun sarsın çevremi. Hatta düşmanlarımı da sevebileyim…

BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki, mutluluğu başkalarına da götürebileyim…

BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ;düşünebileyim, konuşabileyim.

BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür edenlere;bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim

BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.

BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.

BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ;
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şuanda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.

BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven,o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsanlar ve ben de huzur içindeolabileyim

BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ: Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem;bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise elimi durdurabileyim.

BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim.
 

Aşk Üstüne

 

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu yapmadın” diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası….

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

NAZIM HİKMET

Şimdi sırada gitmek var

 

SIRADA GİTMEK VAR

Ben sana sevmenin ne demek olduğunu öğrettim sende bana seni sevmenin ne kadar yanlış olduğunu

simdi sırada gitmek var…
yüreğimde kalan emnanet sevgini vererek
çıkacağım hayatından
ve nasıl girdiysem yalan gözlerine
öylece akıp gideceğim
bir kaç damla gözyaşıyla birlikte
yanaklarından süzülüp dudaklarında son bulacağım
hani her şeyin başladığı yerde?

şimdi sırada susmak var…
şiir bitince başlayacak sessizliğim
duymayacaksın bir daha seni seviyorumsözünü benden
bir başkasının söylediği en güzel söz bile
titretemez yüreğini bundan sonra
ve hiçbirşeyin değerini kavrayamaz benliğin
ben sustukça…
suskunluğum saklıdır
ihanetinin suçlusu olan ‘dilinde’
hani bana herşeyim dediğin
yani yalanlarınla yaraladığın yerde……

şimdi sırada gülmek var…
gözyaşıyla geçen yıllara inat gülmek!
yağmurlarla yarışmaktan vazgeçmek…
ama ben sende unuttum gülüşümü
girişinde parkı olan şehirlerde kaldı tüm sevinçlerim
çokca aşk.. özlem.. isyanlar ve gözyaşı
işte sana gençliğim!

oysaki herşey güzeldi bir zaman
adam gibi ağlamak bile koymuyordu
bugünkü sahte gülüşler kadar….

şimdi sırada isyan var…
‘sonsuza dek’ diyen dillere
aşkın gucuyle aşılan yollara
kolarımda beklerken ellerde gördüğüm sahte yüreklere
ve bana hatırla diye bıraktığın gecelere
isyan nerde başlar bilirmisin sen?
sevgiyle çarpan kalbin ihanetle durduğu yerde…

şimdi sırada maziyi gömmek var…
sonu hüsranla biten senelerı
hepsi seninle yaşanmıştı
mevsimlerin bir tadı vardı eskiden
seni bana sevdiren yüzündeki imkansızlıktı
mutluluk mu? uzun zamandır uğramadı
çünkü o uzaktaki bir şehrin tozlu kaldırımlarında kaldı….

şimdi sırada özlemek var huzurla gecen yılları
yalansız..dolansız.. tüm saflığınla
kollarımda uyandığın sabahları
geceleri uyurken yanımda duran sıcaklığı özlemek
o sıcaklık şimdi
resimlerin hatırlattığı anılarda saklı….

şimdi sırada unutmak var…
yaşanan ya da yaşanamayan güzel günleri
büyüsü bozuldu bu sevdanın
en iyisi kurutmak hayalleri ve bır daha kurmamak
düşünmemek geçmişi..
ve sürdürmemek yalan yüreğinde yarattığım
hiç bir geleneği!
bir güzelliktin uzun zaman once yüreğimde yer eden
şimdilerde ise çirkın ruhunla birlikte kaybolup giden…..

şimdi sırada teşekkür var…
yaşattığın mutluluklar için.
pınarlarımı kurutup başkasına ağlamamı engellediğin için.
benliğinde yer eden anıları benimle yasamayı
tercih ettiğin icin….

Ve en önemlisi üşüdüğümüz o gecede üstümü örttüğün için…

aslında sana o kadar çok tesekkür borçluyum ki….
hiç bir şiirimi istediğim gibi bitiremeyeşim!
acıları yüreğime kazıyıp mutluluğumu gölgeleyişin!
çok sevdiğim şarkı sözleriları unutuşum
hepsi senin eserin teşekkürler….

kalabalıklar ortasında yalnızlığı tattırdın
bakamaz olduğum uğruna kırdığım dostların yüzüne
açamıyorum odamın pencersini
güneşe olan utancımdan!
o çok sevdiğim rüzgar benden uzakta esiyor şimdi
sonbahar da küstü…
yapraklar öyle guzel sararmıyor
oysa tek sırdasımdı seni bana sevdıren Nisan yağmuru

gençliğimi çöpe atım sayende
ve yıktın beni ayakta tutan umudu
teşekkürler sevgilim son kez teşekkürler
şimdi herkes biliyor gözlerının ela
adının da wefasızın biri olduğunu…
 

Gidenler hep bekle beni derler kalanlar bekleyeceğim derler

 

Gidenler hep bekle beni derler

ve kalanlar hep bekleyeceğine yemin ederler"

Her giden ardında bir bekleyen bırakır.

Bazen ister bekle beni der,

bazen de ….

bekleme hayatına devam et der.

Bu bekleme demenin ardında

bir beklenme isteği vardır hep…

Ve her kalan yüreğindeki acısıyla bekleyeceğim der

 Dönmeyeceğini bile bile,

gelmeyeceğini bile bile,

sevmeyeceğini bile bile.

Ve bekler…

Yanı başımızdayken

fark etmediğimiz bir çok ayrıntı takılır hafızalara.

Oysa ne güzelmiş yaşanılanlar dersiniz.

Meğer ne çok sevmişim dersiniz.

Ve belki de

hiç sevilmediğinizi fark edersiniz.

En acısı da budur ya zaten.

Sevilmeden ….

sevdiğinizi fark ettiğinizde beyninizi yer binlerce soru.

 Başlarsınız

cevabı besbelli olan sorulara

kendinizce cevap aramaya.

Ve sorgulama zamanı gelir kendinizce..

Oysa unutursunuz bir şeyi.

"Aşk Sorgulanmadan Yaşanmalıdır."

Baktığınız her yer "onda" biter.

Gördüğünüz her şey de "onu" ararsınız.

Aynadaki görüntünüzde bir yansıma,

sokaktaki köşe başında bir kucaklaşmadır "o".

Yağan yağmurdur,

denizdeki yakamozdur "o",

gecelerin ayı,

gündüzlerin güneşidir "o"…

Ve son cümleler dökülür artık dilinizden.

"O" Mutlu Olsun Yeter.

Diyebileceğiniz bir şey kalmamıştır çünkü.

Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken

cümlelerinizi de götürmüştür yanında.

Sessizlik kalır geriye biten bir sevgiden.

Ve Ayrılık Urganı kalır boynunuzda

"yağlı bir ilmek gibi".

Sanki biri ha çekti ha çekecek.

Durdu sanırsınız dünyayı

ha battı ha batacak.

Ama ne dünya durur nede o ilmek çekilir.

Hayat devam ediyordur

ve bu çarkın içinde sizi de

bilmediğiniz başka diyarlara sürüklüyordur.

Bitecek sanırsınız acınızı bitmez.

Sadece bir yerlere saklanır yüreğinizde.

Bir şarkıda,

bir şiirin içli mısralarında ve…..

belki de bir sözde….

kanamaya hazır bir yaradır o artık.

"Sessizliğin İçinde Bir Çığlık,

Karanlığın İçinde Bir Işık,

Yürekte Kapanmaz Bir

 Yaradır Artık O“

alinti sandigimdan ….