Category Archives: Aşk

Dünyanın en mutlu çifti

Soru: Dünyanin en mutlu çifti kimlerdir?

Cevap: Adem ile Havva.

Soru: Neden Adem ile Havva?

Cevap: Çünkü:

1- Adem’in de Havva’nin da kaynanasi olmadi.
2- Adem de Havva da aldatilmaktan korkmadi.
3-Havva hiçbir zaman kiyafeti ile Adem’i çileden çikartmadi.
4- Adem:’Arkadaslarimla maç yapmaya gidiyorum.’ diyemedi.
5- Havva kiz arkadaslarini eve toplayip aksama kadar dedikodu yapamadi.
6- Adem hiçbir zaman poker partisine gidiyorum deyip, gecenin bir köründe eve sarhos gelemedi.
7- Adem hiç uzun is görüsmeleri için yurtdisina gidemedi. Gitse bile gittigi yerde otel odasinda kalamadi.
8-Sevgililer Günü’nü unutmaktan dogan kavgalar çikmadi.
9- Randevulara gecikince trafigi bahane edemediler.
10 – Yüksek gelen faturalar nedeniyle tartismadilar.
11- Özel günlerinde birbirlerinin sevmedikleri arkadaslarini davet etme gibi bir ihtimalleri olmadi.
12- Adem hiçbir zaman Havva’ya ‘Sen bu dünyada gördügüm en güzel kadinsin derken yalan söylemedi.
13- Hiçbir zaman röntgenleyen var mi? diye tedirginilige düsmediler.
14- Onlar enflasyon canavariyla hiç tanismadilar. Birikimlerini batirip, alacak bankacilarla da hiç karsilasmadilar.
15- Onlar mutluydular. Çünkü, ne sayima gerek vardi, ne de sayilmaya.
16- Hiçbir zaman birbirlerinin yüzüne telefonu kapatamadilar. Telefonda kavga da etmediler.
17- Hiçbir zaman siyaset-politika konusunda dil, din, irk tartismasina girmediler
18- Hiçbir zaman Havva, ‘Beni en son ne zaman sinemaya götürdün, enson ne zaman disarida yemek yedik demedi.
19- ‘Senden baska gül koklarsam namerdim’ lafi da gerçekti ve Havva da bunun dogru olduguna emindi.

Tarihe damga vuran aşk sözleri


Mevlana:Aşk hükmetmez; terbiye eder.

Goethe:Arılar bile en tatlı balın zehirli çiçeklerde olduğunu bilir.

John Keats:Aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.

Fransız atasözü:“Arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığız.”

F.Nietzsche:Aşık olduğumda sadık olurum, çünkü aşık olurum.

Aşık Veysel Şatıroğlu:“…Güzelliğin on para etmez Bu bendeki aşk olmazsa…”

Ataol Behramoğlu:“.”Ölümdür tek başına yaşanan aşk iki kişiliktir..”

Oscar Wilde:Aşk aklın en soylu zaafıdır.

John Dryden:Aşk konusunda yanlış seçimden söz etmek hatalıdır, zaten seçim varsa o yanlıştır.

Marcel Proust:Aşk ciddi bir akıl hastalığı.

Platon:Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.

Goethe:Aşk melankolinin bir türüdür

Robert Burton:Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.

Bailey: İnsan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar ne de söz dinler.

Konfüçyus: Aşk kadının hayatında bütün bir romandır erkekte ise yalnız bir bölümdür.

M. Da Stael: Ne seninle yaşayabilirim ne de sensiz.

Ovidius: Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın.

Balzac: İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler..

Rousseau: Aşk mektubuna başlarken ne söyleyeceğimizi bilemeyiz. Bitirirken de ne yazdığımızın farkında olmayız….

Shakespeare:Sevgililerine aşklarını itiraf eden kadınlar, en az seven kadınlardır…

Eflatun: Aşk, en tehlikeli bir ruh hastalığıdır…

Aziz Nesin: Yenilen taraf aşık olur…

Yakup Kadri: Hiçbir kadın yoktur ki “Seni Seviyorum” sözü karşısında hissiz kalsın…

Katherine Hepburn: Aşkı bilenler normal kadınlardır…

Oscar Wilde: Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmasını ister…

İngiliz Atasözü:Aşk için evlenen Istırapla yaşar….

Kontes Nathalie: Aşk, bir kişinin yararına, iki kişinin ortaklığıdır…

Paul Geraldy: Sevmek güzeldir. Bir daha sevmemek daha güzeldir…

Marcel Proust: Aşık olmayanlar, mükemmel bir erkeğin sıradan bir kadın yüzünden niçin ızdırap çektiğini anlayamazlar

 

 

Aşk nedir

 

Bir kıvılcım yeter

 

Bizi bizden başkası zaten ayıramazdı, bize bunu bizden başkası yapamazdı ; Ah be sevgili hamdım belki, ama piştim, yandım, zaten beni senden başkası yakamazdı…” demiş Mevlana.

Bu sözler öyle bir işledi ki içime, şöyle bir düşündüm… Kaç kıvılcımla yanardı gönül? Ya da bir tek kıvılcım tüm bir bedeni yok edebilir miydi?  Acıyla aşk özdeş miydi?

Uzaklarda bir yerlerde bir özlediğin varsa, ayrıysan ve ne zaman kavuşacağını bilmiyorsan ve en önemlisi onu bulduğunda onun hala seninle ve de senin olduğunu görüp göremeyeceğini bilemiyorsan, yaşadığın şey kor bir ateşin verdiği sıcaklıktan başka bir şey değildir. Her aklına geldiğinde gülümsesem mi  yoksa ağlasam mı diye  şaşırırsın… Belki yarım ve hüzünlü bir gülümsemenin sıcaklığı yayılır yüzünün kıvrımlarına, belki de tam ve alaycı bir gözyaşı doldurur gözlerini ve boşalıverir pınarından. Özlediğin yoktur yanında… benim ki de laf, olsa zaten özlem de yok olur !

 Bazen çok sevdiğin halde terk edersin onu. En kötüsü de budur.  Gözlerinde hayalini, kalbinde tek bir dokunuşunu hapsedip, çıkıverirsin hayatından.  Onun mutluluğuna uzaktan da olsa bakarsın, iyi olduğunu bilip huzurlanırsın… Aşk ne merem bişeydir ki, kendi canın acırken, onu acıtmamaya çalışırsın…İstediğindir, sevdiğindir, mutluluğundur, sevincindir, ulaştığındır…  istemeden de olsa kırdığındır, kederindir, yakalayamadığındır…Kaderindir.

Ne yaparsan yap, ne söylersen söyle, ne  olursa olsun… içindeki  kıvılcım seni ne kadar acıtırsa o kadar yanarsın ve yanman için de pişmen lazım. Hayata tutunmak adına elinde tek bir dal bile kalmasa, bilirsin ki yine onu seversin… Zordur hayatından çıkarmak sevdiğini, eski de olsa eskimiş de olsa hatıralar… zordur işte. Öyle 10 dan 3 ü çıkarmak gibi bir şey değildir ya da kirlenmiş bir giysini üzerinden çıkarmak gibi kolay bir şey hiç değildir. Hem ruhunu hem de bedenini çıkarırsın, silkelenirsin… Acırsın, acıtırsın… Bir süre kıvranırsın… Bu süreç, beyin ve kalp ağrılarıyla son bulur …(Doktor gibi konuştum bu arada))

Ama her son, yeni bir başlangıçtır aslında… Her ne kadar eskisi kadar yakmasa da !

Bunları yazarken mırıldandığım sözler, başlangıçtaki düşüncelerime de cevap vermedi değil hani :

"beni yak kendini yak her şeyi yak
bir kıvılcım yeter ben hazırım bak
ister öp okşa istersen öldür
aşk için ölmeli aşk o zaman aşk
aşk için ölmeli aşk o zaman aşk…"

EEEE hal böyle olunca,

Kalın sağlıcakla ve AŞK la…:)